
Kayseri'nin şarabı var… Hem de ödüllüsü!
Bugün Kayseri’de Kültür Yolu Festivali başladı.
Bugün Kayseri’de Kültür Yolu Festivali başladı.
Dokuz gün boyunca sekiz ayrı noktada 185 etkinlik gerçekleştirilecek; konserler, sergiler, söyleşiler derken şehir biraz daha hareketlenecek, Kayseri’ye gelen misafirler de bu şehrin kültürünü, tarihini ve gastronomisini yakından tanıma fırsatı bulacak.
Aslında Kültür Yolu Festivali vesilesiyle anlatmak istediğim de tam olarak bu…
Bir şehri anlatırken yalnızca tarihi yapılarını, meydanlarını ya da festivallerini anlatmak yetmez. O şehrin üreten insanlarını, toprağından çıkan değerleri ve yıllar içerisinde sessiz sedasız oluşturduğu markaları da anlatmak gerekir.
Geçtiğimiz günlerde bir ortamda şarap üzerine sohbet ediyorduk. Konu bir şekilde Kayseri’ye geldiğinde ben de, “Kayseri’nin şarabı var, hem de iyisi var, ödüllüsü var” dedim.
Sonrasında o sohbet aklımda kaldı.
“Ben bunu yazmalıyım” diye düşündüm.
Çünkü Kayseri’de yaşayan birçok insanın bile belki bilmediği güzel bir hikâye var Molu’da.
Hikâyenin merkezinde de Oluş Molu var.
Oluş Hanım’la tanışmamız 2020 yılına dayanıyor.
Kayseri Turizmciler Derneği vesilesiyle, Dernek Başkanımız Serdar Sarıçam aracılığıyla tanışmıştık.
Sonrasında yaklaşık dört yıl aynı yönetimde çalışma fırsatımız oldu.
Çok sık görüşme fırsatımız olmasa da sohbetini sevdiğim, ileriyi gören, yaptığı işi bilen ve daha önemlisi yaptığı işe inanan bir insan olarak tanıdım Oluş Molu’yu.
Yıllardır Molu’da yaptığı işe baktığımda da aynı şeyi düşünüyorum:
Orada yalnızca kendisi için değil, Kayseri için de bir değer üretiyor.
2007 yılında organik bağcılıkla başlayan yolculuk, 2009 yılında Vinolus markasına dönüşmüş. Aradan geçen yıllarda Molu’da üretilen şaraplar Decanter, IWSC, MUNDUS VINI gibi uluslararası yarışmalarda altın, gümüş ve bronz madalyalar kazanmış.
Ödülleri burada tek tek sıralamaya gerek yok.
Benim ilgimi çeken madalyaların sayısından çok, o madalyaların Kayseri’de üretilen bir ürünle kazanılmış olması.
Çünkü yıllardır Kayseri gastronomisini anlatırken haklı olarak mantımızı, pastırmamızı, sucuğumuzu, yağlamamızı öne çıkarıyoruz. Bunların her biri bu şehrin vazgeçilmez değerleri ama gastronomi hikâyemiz sadece bunlardan ibaret değil.
Kayseri’nin şarabı da var.
Üstelik uluslararası yarışmalarda karşılık bulan, dünyanın farklı yerlerinden ödüllerle dönen bir şarabı var.
Oluş Molu’nun ortaya koyduğu işin kıymeti de bana göre sadece şarap üretimiyle sınırlı değil. Molu’da bağları, çiftliği ve üretimi tamamlayan, ağaçların arasında küçük bir butik konaklama tesisi de bulunuyor.
Yanlış hatırlamıyorsam sekiz odalı olan bu küçük otel; havuzu, bahçesi ve doğayla iç içe yapısıyla Kayseri’nin gastronomi ve bağ turizmi açısından değerlendirmesi gereken çok güzel bir örnek.
Çünkü artık dünyada insanlar yalnızca bir şehre gidip meşhur yemeğini yiyerek dönmek istemiyor. Ürünün yetiştiği toprağı görmek, üretim hikâyesini dinlemek, üreticiyi tanımak ve o coğrafyayı birkaç saatliğine değil, gerçekten yaşayarak hissetmek istiyor.
Kültür Yolu Festivali vesilesiyle anlatmak istediğim de biraz bu aslında.
Kayseri’ye insan getirmek elbette önemli ama gelen insana nasıl bir Kayseri göstereceğimiz çok daha önemli.
Kültepe’yi anlatacağız, Erciyes’i göstereceğiz, Selçuklu mirasını konuşacağız; mantımızı, pastırmamızı ve sucuğumuzu sofraya koyacağız ama bunların yanında Molu’da yıllardır üretilen ve dünyanın önemli yarışmalarından ödüllerle dönen bir Kayseri şarabının bulunduğunu da anlatacağız.
Çünkü kültür dediğimiz şey yalnızca sahnede, müzede ya da tarihi bir yapının içerisinde yaşamıyor.
Bazen bir sofrada, bazen toprakta, bazen de yıllarını yaptığı işe vermiş bir insanın emeğinde karşımıza çıkıyor.
Oluş Molu da benim için Kayseri’nin böyle değerlerinden biri.
Yaklaşık altı yıldır tanıdığım, dört yıla yakın aynı dernek yönetiminde çalışma fırsatı bulduğum bir insanın yaptığı güzel işi bugün Kültür Yolu Festivali vesilesiyle hatırlatmak istedim.
Çünkü marifet iltifata tabidir.
Kayseri için üreteni, bu şehrin adını uluslararası alana taşıyanı ve kendi alanında güzel bir hikâye yazanı anlatmak da bize düşer.
Geçtiğimiz günkü sohbetin üzerinden birkaç gün geçti ama söylediğim söz hâlâ aynı yerde duruyor:
Kayseri’nin şarabı var… Hem de iyisi, hem de ödüllüsü var.
Ve bu hikâyenin arkasında yıllardır Molu’nun toprağına, üretime ve Kayseri’ye emek veren Oluş Molu var.





