
Hüseyin Akay'ı eleştirenler Panfest'i izledi mi?
Bazen yapılan bir işi sadece eleştirmek için değil, hakkını teslim etmek için de konuşmak gerekiyor...
Bazen yapılan bir işi sadece eleştirmek için değil, hakkını teslim etmek için de konuşmak gerekiyor...
Hele yapılan iş gerçekten kıymetliyse.
1-3 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Panfest 2026 tam da böyle bir organizasyon oldu.
İlki 2024 yılında yapılmıştı.
Bu yıl ikincisi düzenlendi.
Ve açık söyleyeyim...
Muhteşem bir çiftçi buluşmasıydı.
Üç gün boyunca tarım vardı, üretici vardı, teknoloji vardı, sektör vardı.
Akıllı tarım uygulamaları...
Tarımsal demonstrasyonlar...
Ulusal ve uluslararası firmalar...
Modifiye traktör gösterileri, yarışmalar, çocuk etkinlikleri, yöresel ikramlar...
Ama bana göre işin en önemli tarafı 2-3 Eylül'deki tarla etkinlikleriydi.
Çiftçi tarlada gördü.
Makineyi gördü.
Teknolojiyi gördü.
Firma temsilcisine doğrudan sorusunu sordu.
Yani bildiğimiz o klasik fuarcılığın biraz dışına çıkıldı.
Tarım, olması gereken yerde; tarlada konuşuldu.
Bir de Agro TV iş birliğiyle yapılan canlı yayınlar var...
Bu da işin başka güzel tarafı.
Kayseri'deki organizasyona gelemeyen çiftçi de, sektör temsilcisi de televizyonun başından Panfest'e ortak oldu.
Kayseri'de yapılan bir çiftçi buluşması Türkiye'nin dört bir yanına taşındı.
Şimdi buradan biraz başka bir yere geleceğim...
Hüseyin Akay'ı eleştirenler Panfest'i iyi izledi mi acaba?
Çünkü eleştirmek kolay.
Özellikle Kayseri'de çok kolay...
Yapılanın eksiğini bulmak, konuşmak, dedikodusunu yapmak kolay.
Ama böylesine büyük bir organizasyonu ortaya koymak başka bir şey.
Ben Hüseyin Akay konusunda daha önce de söyledim.
Adam belki de, sizin hayal edemediklerinizi yapıyor...
Bunu bir övgü olsun diye söylemiyorum.
Ortada yapılan iş var.
Kayseri Şeker bugün yalnızca pancarı alıp şekere dönüştüren bir yapı olarak düşünülmemeli.
Çiftçisinin yanında olacaksa teknolojiyle buluşturacak.
Dünyadaki gelişmeleri gösterecek.
Tarım sektörünü Kayseri'ye getirecek.
Üreticinin sesini duyuracak.
Gerektiğinde de sektörün problemlerini yüksek sesle söyleyecek.
Hüseyin Akay'ın şeker sektörünün yaşadığı sıkıntıları dile getirirken çekingen davrandığını da pek görmedim.
Özellikle yapay tatlandırıcılar konusunda uzun süredir söyledikleri vardı.
Son dönemde bu alanda gerçekleştirilen operasyonlar ve ortaya çıkan tablo sonrasında Akay'ın söylediği cümle aslında çok netti:
“Ben söylemiştim...”
Hakikaten söylemişti.
Türkiye'de şeker sektörünün hangi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu, pancar üreticisinin neden korunması gerektiğini, kayıt dışı ve mevzuata aykırı uygulamaların sektöre vereceği zararı defalarca dile getirdi.
Bugün bazı şeyler daha görünür hale geldiyse, geçmişte yapılan uyarıları da hatırlamak gerekiyor.
Ama dönelim Panfest'e...
Ben meseleye sadece üç günlük bir festival olarak bakmıyorum.
Bence burada çok daha büyük bir potansiyel var.
Panfest artık geleneksel hale gelmeli.
Her yıl yapılmalı.
Daha fazla firma gelmeli.
Daha fazla çiftçi katılmalı.
Türkiye'nin dört bir yanından üreticilerin takvimine yazdığı bir organizasyona dönüşmeli.
Hatta neden sadece Türkiye?
Tarım teknolojisinin, pancar üretiminin, tarım makinelerinin ve üreticinin buluştuğu uluslararası bir organizasyon neden olmasın?
Kayseri bunu yapabilir.
Kayseri Şeker bunu yapabilir.
PanFest bunun ilk adımlarından biri olabilir.
Çünkü çiftçinin sadece pancar fiyatını konuşmaya ihtiyacı yok.
Yeni makineyi görmeye de ihtiyacı var.
Yeni tohumu, yeni teknolojiyi, akıllı tarımı, verimliliği, sulamayı, maliyeti konuşmaya da ihtiyacı var.
Üreticiyi geleceğe hazırlamak tam olarak böyle bir şey.
O nedenle...
Panfest 2026 için emeği geçenlerin hakkını teslim etmek lazım.
Çok kıymetli bir iş.
Çok güzel bir organizasyon.
Muhteşem bir çiftçi buluşması...
Ve ben buradan bir kez daha söyleyeyim:
Hüseyin Akay'ı eleştirebilirsiniz.
Elbette eleştirin...
Ama yapılan işi de görün.
Çünkü marifet iltifata tabidir.
Panfest, Kayseri Şeker farkıyla her yıl büyüyerek devam etmeli.
Çiftçi için...
Tarım için...
Kayseri için...
Ve Türkiye için.





