29 Ekim 2026 Perşembe
kultur sanat
durusthaber.com

Mübadeleyle Zincidere’den Koparılan Bir Hayat: Kostas’ın Anıları

Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan mübadele anlaşması nedeniyle henüz 11 yaşındayken Kayseri’nin Zincidere kasabasından ayrılmak zorunda kalan Kostas E. Tsolakis’in anıları, bölgenin tarihî dokusunu, kültürel zenginliğini ve Türklerle Rumların birlikte yaşadığı dönemi gözler önüne serdi. Sahaf Ali Peker’in anlatımıyla aktarılan anılarda Zincidere’nin doğal güzellikleri, eğitim kurumları, manastırları ve toplumsal yaşamı öne çıktı.

12 Ekim 2026 11:04100 görüntülenme
Paylaş:
Mübadeleyle Zincidere’den Koparılan Bir Hayat: Kostas’ın Anıları

Kayseri’nin tarihî yerleşimlerinden Zincidere, geçmişte farklı kültürlerin ve inançların bir arada bulunduğu önemli merkezlerden biri olarak biliniyordu. Mübadele sürecinde çocuk yaşta kasabadan ayrılmak zorunda kalan Kostas E. Tsolakis, geride bıraktığı toprakları ve çocukluk yıllarını anılarında ayrıntılı biçimde anlattı.

“Koparıldığımız topraklar Zincidere’ydi”

Tsolakis, ailesiyle birlikte ayrılmak zorunda kaldığı Zincidere’yi Alissopotamos adıyla hatırladı. Bölgenin Ekümenik Patrikhane’ye bağlı metropolitlik merkezi olduğunu belirten Tsolakis, kasabanın doğal güzelliklerine ve Erciyes Dağı’nın etkileyici manzarasına dikkat çekti.

Dağın karlarının erimesiyle bölgedeki kaynaklardan suların aktığını anlatan Tsolakis, Zincidere’nin doğasıyla hafızasında özel bir yer edindiğini ifade etti.

Tarihî yapılar ve eğitim kurumlarıyla öne çıkıyordu

Tsolakis’in anılarında Zincidere’nin yalnızca doğal güzellikleri değil, tarihî ve kültürel mirası da önemli bir yer tuttu. Kasabada halk arasında “kırkayak” olarak adlandırılan yeraltı mezarlarından söz eden Tsolakis, bu yapıların eski yerleşimin tarihî izlerini taşıdığını aktardı.

Bölgede Kız Lisesi, Erkek Lisesi ve Ruhban Okulu gibi eğitim kurumlarının bulunduğunu belirten Tsolakis, bu yapıların 1600’lü yıllara uzanan Yuhanna Manastırı’nın çevresinde şekillendiğini anlattı.

İki yüzden fazla hücresi, sarnıçları, fırınları, depoları ve çok sayıda hayvanı barındırabilecek büyüklükte ahırıyla manastırın adeta bir kale görünümünde olduğunu ifade eden Tsolakis, yapı topluluğunun içinde iki kilisenin bulunduğunu da kaydetti.

Tüccarların konakları Zincidere’nin zenginliğini yansıtıyordu

Tsolakis’in aktardığı hatıralarda, kasabanın mimari dokusu da dikkat çekti. Geniş salonları, mermer işlemeleri ve ceviz ağacından oymalarıyla öne çıkan 20 ila 30 odalı konakların, Zincidere’nin geçmişteki ekonomik ve sosyal hayatını yansıttığı belirtildi.

Bu konakların bir bölümünün Batum, İstanbul, Halep, Şam, Beyrut ve Mısır gibi merkezlerle ticari ilişkiler kuran Kayserili tüccarlar ve sarraflar tarafından satın alındığı ifade edildi.

Türkler ve Rumlar arasında birlikte yaşam vurgusu

Kostas E. Tsolakis’in anılarında öne çıkan başlıklardan biri de kasabadaki toplumsal ilişkiler oldu. Tsolakis, Zincidere’de Türkler ve Rumlar arasındaki ilişkileri sevgi ve dinî hoşgörü temelinde tanımlayarak farklı inançlara sahip insanların bir arada yaşadığı bir dönemi hatırladı.

Mübadele nedeniyle çocuk yaşta terk etmek zorunda kaldığı Zincidere’ye ilişkin bu hatıralar, Kayseri’nin çok kültürlü geçmişine ve nüfus mübadelesinin insanlar üzerindeki etkilerine ışık tutan kişisel tanıklıklar arasında yer aldı.

İlgili Haberler