29 Ekim 2026 Perşembe
yasam
durusthaber.com

Dursun Ataş: “Bağımsızlık,Kendi Geleceğimizi Belirlemektir”

AK Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünde bağımsızlık, millî teknoloji ve stratejik güç mesajı verdi.

28 Ekim 2026 14:32567 görüntülenme
Paylaş:
Dursun Ataş: “Bağımsızlık,Kendi Geleceğimizi Belirlemektir”

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyet’in Türk milletinin binlerce yıllık devlet geleneğinin ve bağımsızlık iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Ataş, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Türkiye’nin stratejik bağımsızlığını güçlendirmesinin önemine dikkat çekti.



Cumhuriyet’in 29 Ekim 1923’te ilan edilmesinin, Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından Türk milletinin bağımsız yaşama iradesini devlet yönetimine taşıyan tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Ataş, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele kahramanlarını, aziz şehitleri ve gazileri minnetle andı.



“CUMHURİYET, BİNLERCE YILLIK DEVLET GELENEĞİMİZİN ESERİDİR”



Türk milletinin tarih boyunca devlet kurma, devletini yaşatma ve zor dönemlerde yeniden ayağa kalkma iradesi gösterdiğini belirten Ataş, Orhun Yazıtları’ndan Karahanlılara, Selçuklulardan Osmanlı’ya uzanan tarihî birikimin Cumhuriyet’in temelini oluşturan anlayışla bağlantılı olduğunu vurguladı.



Malazgirt’ten İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye kadar uzanan tarihî sürecin aynı bağımsızlık şuurunu yansıttığını kaydeden Ataş, Cumhuriyet’in geçmişten kopuş değil, köklü devlet geleneğinin modern çağdaki güçlü bir tezahürü olduğunu ifade etti.



Ataş, Cumhuriyet’i anlamanın yalnızca 1923’ü hatırlamakla sınırlı olmadığını belirterek bağımsızlık, egemenlik, kalkınma ve çağın gereklerinin üzerine çıkma iradesinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini dile getirdi.



“İKİNCİ YÜZYIL, STRATEJİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI GÜÇLENDİRME DÖNEMİDİR”



Cumhuriyet’in ilk yüzyılında zorlu şartlar altında güçlü bir devlet inşa edildiğini belirten Ataş, ikinci yüzyılda Türkiye’nin insan kaynağını, üretim gücünü ve teknolojik kapasitesini daha ileriye taşıması gerektiğini ifade etti.



Savunma sanayiindeki gelişmelere dikkat çeken Ataş, Türkiye’nin geçmişte dışa bağımlı olduğu birçok alanda kendi savaş gemilerini, insansız hava araçlarını, helikopterlerini, hava savunma sistemlerini ve zırhlı araçlarını geliştiren bir ülke konumuna geldiğini kaydetti.



1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında uygulanan ambargoların Türkiye’ye savunma alanında kendi imkânlarını geliştirmenin önemini gösterdiğini belirten Ataş, ASELSAN, HAVELSAN ve ASPİLSAN gibi kuruluşların savunma sanayisinin gelişiminde önemli rol oynadığını ifade etti.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve millî teknoloji vizyonunun da bu süreçte etkili olduğunu savunan Ataş, Türkiye’nin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, geliştirdiği teknolojileri dost ve müttefik ülkelere de ihraç edebilen bir ülke hâline geldiğini belirtti.



Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2025 yılında 10 milyar doların üzerine çıkmasını bu dönüşümün göstergelerinden biri olarak değerlendiren Ataş, stratejik bağımsızlığın teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesiyle güçleneceğini vurguladı.



“BAĞIMSIZLIK, KENDİ GELECEĞİMİZİ BELİRLEYEBİLMEKTİR”



Dünyada güç dengelerinin yeniden şekillendiğini, savaşlar, terör tehditleri ve ekonomik rekabetin ülkelerin geleceğini etkilediğini belirten Ataş, millî bağımsızlığın yalnızca sınırların korunmasıyla sınırlı olmadığını ifade etti.



Enerji, savunma, teknoloji, sanayi, gıda, finans ve kritik altyapılarda yerli kapasitenin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Ataş, Türkiye’nin kendi kararlarını alabilen, ihtiyaçlarını karşılayabilen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendirebilen bir devlet olmasının önemine dikkat çekti.



Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği kazanımların diğer alanlara da taşınması gerektiğini belirten Ataş; yapay zekâ, enerji, uzay çalışmaları, bilimsel araştırmalar ve yüksek katma değerli üretimi geleceğin öncelikli hedefleri arasında gösterdi.



Gençlere de seslenen Ataş, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek potansiyelin gençlerde bulunduğunu vurgulayarak bilim ve teknoloji alanlarında yeni başarılar elde edilmesi için özgüvenin ve ülkeye duyulan inancın önemini dile getirdi.



Mesajının sonunda Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarını ve aziz şehitleri rahmet ve minnetle anan Ataş, gazilere şükranlarını sundu. Ataş, tüm vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması temennisinde bulundu.

İlgili Haberler