4 Kasım 2026 Çarşamba
yasam
durusthaber.com

Dedesinin Bir Cümlesi Hayatına Yön Verdi

KTO Başkanı Ömer Gülsoy, 9 yaşında başladığı ticaret hayatından edindiği tecrübeleri anlattı.

29 Ekim 2026 06:33396 görüntülenme
Paylaş:
Dedesinin Bir Cümlesi Hayatına Yön Verdi

“Müşterinin Ayağının Tozu Bile Bereket”



Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, gazeteciler Metin Sönmez ve Olcay Düzgün’ün sunduğu, Hunat TV, KAY TV ve Erciyes TV ortak yayınında ticaret hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çocuk yaşta başladığı meslek hayatından örnekler veren Gülsoy, Kayseri’nin köklü çarşı kültürünü, Ahilik geleneğini ve gençlere yönelik tavsiyelerini paylaştı.



Ticarette müşteri memnuniyetinin önemine dikkat çeken Gülsoy, dedesinden öğrendiği bir sözü hatırlatarak, “Oğlum, müşteri gelsin, alsın veya almasın, ayağının tozu kalsa bereket” dedi.



Müşterinin iş yerinden olumlu izlenimlerle ayrılmasının önemini vurgulayan Gülsoy, “Yeter ki müşteri dükkândan iyi intibalarla ayrılsın. Bugün almazsa yarın alır. Kendisi almazsa bir arkadaşını, bir akrabasını getirir. Yeter ki müşteri iyi intibalarla ayrılsın. Bir de kapıdan içeriye kim girerse girsin ayağa kalkın” ifadelerini kullandı.



GÜNE SABAH EZANIYLA BAŞLIYOR



Günlük yaşamından da bahseden Gülsoy, küçük yaşlardan itibaren sabah erken kalkma alışkanlığı kazandığını söyledi. Sabahın bereketine inandıklarını belirten Gülsoy, güne şükrederek başlamanın kendisi için önemli olduğunu dile getirdi.



Kayseri'de güne Erciyes Dağı'nı izleyerek başladığını anlatan Gülsoy, hava durumunu dağın görünümünden takip ettiğini belirterek, güne dua ederek başladığını ifade etti.



Çocukluk yıllarında sabah saat 07.00'de dükkân açtıklarını aktaran Gülsoy, geçmişte erken saatlerde iş yerini açmanın çarşı kültürünün önemli bir parçası olduğunu söyledi.



“Biz sabah 07.00'de dükkân açardık. O zamanlar saat 07.00'yi geçtiği zaman çarşıda, özellikle Kazancılar'da, ‘Hayırdır kardeşim, bu saatte kalınır mı? Vali bile makamına geldi’ derlerdi. Dükkân açmak bir kültürdü. İnancımız gereği sabah rızkına inanırdık” diye konuştu.



Ailesinin kendisine kazandırdığı değerlerin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Gülsoy, anne ve babasının duasını almayı önemsediklerini kaydetti.



“KAZANCILAR ÜNİVERSİTESİ BİR OKULDU”



KTO Başkanlığı görevini iki dönemdir sürdürdüğünü ve yaklaşık 40 yıldır ticaretin içinde bulunduğunu belirten Gülsoy, gününün önemli bölümünü esnaf ziyaretleri, iş hayatı ve oda faaliyetleriyle geçirdiğini söyledi.



Kayseri'nin tarihi ticaret merkezlerinden Kazancılar Çarşısı'nın neden “Kazancılar Üniversitesi” olarak anıldığına da değinen Gülsoy, bölgenin Ahilik kültürünün yaşatıldığı önemli merkezlerden biri olduğunu ifade etti.



Cami Kebir havzasının Kayseri ticaretinin kalbi olduğunu belirten Gülsoy, Düvenönü'nden meydana, Yoğunburç'tan Kiçikapı'ya uzanan bölgenin şehrin ekonomik geçmişinde önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.



Gülsoy, “Şehir büyüyor, ister istemez büyük şehirlerde olduğu gibi ticaret de değişiyor. Ama ticaretin kalbi hâlâ Cami Kebir havzasında atıyor. Buranın kültürü, çarşı kültürü, Ahilik kültürünü tam anlamıyla yaşayan ve yaşatan bir kültürdür” dedi.



Çarşı kültürünün yalnızca ticareti değil, saygıyı, disiplini ve dayanışmayı da öğrettiğini belirten Gülsoy, geçmişte esnafın çocukların yetişmesinde önemli rol oynadığını kaydetti.



“9 YAŞIMDA KAZANCILARIN ORTASINA BIRAKILDIM”



Ticaret hayatına henüz 9 yaşındayken başladığını anlatan Gülsoy, babasının kendisini dedesinin yanına, Kazancılar Çarşısı'na götürdüğünü söyledi.



Çocukluk yıllarında dükkân temizliği yaparak çalışmaya başladığını belirten Gülsoy, o dönem yaşadıklarının kendisine iş disiplinini öğrettiğini ifade etti.



“Ben 9 yaşımda babam tarafından Kazancıların ortasına, dedemin yanına bırakıldım. Çocukluğumuzda doğru dürüst oyun bile oynamadık. Elimize süpürgeyi verdiler. O zaman elektrikli süpürge yoktu, çalı süpürgeleri vardı” diyen Gülsoy, temizlik yaparken bile dikkatli ve özenli olmayı öğrendiğini anlattı.



İlk günlerde çarşıya çalışmaya geldiğini anlamadığını belirten Gülsoy, esnafın kendilerine gösterdiği yakınlığı çocukluk döneminde farklı yorumladıklarını dile getirdi.



Dedesinin kendisine yaptığı uyarıların çalışma hayatına bakışını şekillendirdiğini ifade eden Gülsoy, bir işi severek ve benimseyerek yapmanın önemini zamanla öğrendiğini söyledi.



GENÇLERE GİRİŞİMCİLİK TAVSİYESİ



Gençlere tavsiyelerde bulunan Gülsoy, başarılı olmanın temel şartlarından birinin yapılan işi severek yapmak olduğunu vurguladı.



“Ne iş yapıyorlarsa yapsınlar, severek yapsınlar. Hiçbir şeyi zorlarına giderek yapmasınlar. Sevdikleri işi yapsınlar. Ama illa sevdiğim iş diye beklemek yerine, buldukları veya yaptıkları işin içerisinde sevgiyi bulurlarsa hem başarılı olurlar hem keyif alırlar hem de huzurlu olurlar” ifadelerini kullandı.



Girişimciliğin ve üretmenin önemine de dikkat çeken Gülsoy, gençlerin eğitim hayatlarının yanı sıra kendilerini geliştirmeye ve yeni fikirler üretmeye de zaman ayırmaları gerektiğini belirtti.



Teknolojinin çocukların ve gençlerin yaşamındaki etkisine değinen Gülsoy, dijital dünyanın sunduğu imkânlardan yararlanırken el becerilerini geliştirecek faaliyetlere de yönelmelerini önerdi.



“KAYSERİ TURİZMDE DE GELİŞMELİ”



Kayseri'nin sanayinin yanı sıra turizm alanında da gelişmesi gerektiğini belirten Gülsoy, şehre gelen her ziyaretçinin ekonomiye katkı sağladığını söyledi.



Erciyes'in kış sporları, yaz aylarındaki kamp faaliyetleri ve spor tesisleriyle ziyaretçi sayısının artmasına katkıda bulunduğunu ifade eden Gülsoy, turizmin farklı sektörler üzerindeki etkisine dikkat çekti.



 



 





 



 



Gülsoy, “Şehrimize gelen insanlar, kim gelirse gelsin, yurt içinden veya yurt dışından gelen her insan bir berekettir. Hiçbir şey yapmasa bile bir su alır, bir simit alır, taksiye biner, otelde kalır, restoranda yemek yer. Bunun her sektöre faydası var. Ayakkabı boyacısından en büyük holdingine kadar herkes bundan faydalanır” diye konuştu.



Kayseri'nin ziyaretçi potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, ticari hareketliliğin artırılması için turizm yatırımlarının ve faaliyetlerinin önem taşıdığını kaydetti.

İlgili Haberler